1511 Neden Ayrı Bir Program?
TÜBİTAK’ın sanayi Ar-Ge destek portföyünde 1501 programı en geniş kitleyi kapsayan yapıdır. 1511 ise bu yapının yanında, devletin belirlediği stratejik önceliklerle örtüşen projelere özel olarak konumlandırılmış bir programdır.
Pratik farkı şudur: 1501’de herhangi bir teknoloji alanında, yeterli özgünlük taşıyan bir proje değerlendirmeye alınır. 1511’de ise projenin TÜBİTAK’ın öncelikli alan çağrısıyla örtüşmesi zorunludur. Program, sabit bir başvuru takvimi yerine belirli dönemlerde açılan çağrılar üzerinden işler. Bu yapı 1511’i sürekli açık bir program olmaktan çıkarır; fırsat pencereleri takip edilmeyi gerektirir.
Öncelikli Alanlar Nasıl Belirlenir?
TÜBİTAK 1511 programının öncelikli alanları, Türkiye’nin bilim ve teknoloji politika belgelerinden türetilir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın strateji belgeleri, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın kalkınma planları ve TÜBİTAK’ın kendi bilim ve teknoloji yol haritası bu belgelerin temel kaynaklarıdır.
Öncelikli alanlar çağrıdan çağrıya değişebilmekle birlikte bazı temalar yinelenme eğilimindedir. Savunma ve güvenlik teknolojileri, enerji ve çevre, biyoteknoloji ve ilaç, bilgi ve iletişim teknolojileri, üretim teknolojileri ve yeni malzemeler bu tekrarlayan temaların başında gelmektedir.
Her çağrı yayımlandığında, destek verilecek konu başlıkları, asgari ve azami bütçe sınırları, proje süresi ve değerlendirme kriterleri çağrı dokümanında ayrıntılı biçimde belirtilir. Başvuruyu bu dokümana dayanmadan hazırlamak ciddi bir zaman kaybına yol açar.
1501 ile 1511 Arasındaki Temel Farklar
Ölçek kriteri açısından iki program birbirinden ayrışır. 1501 büyük sanayi kuruluşlarına da açıkken, 1511 çağrıları zaman zaman yalnızca KOBİ’leri, zaman zaman yalnızca büyük firmaları ya da her ikisini birlikte hedefleyebilir. Bu nedenle çağrı dokümanının başvuru koşulları bölümü dikkatlice incelenmelidir.
Destek oranı açısından 1511 programı genel olarak 1501’e kıyasla daha yüksek hibe oranı sunar. Bu oran proje büyüklüğüne, firmanın ölçeğine ve çağrının özelliklerine bağlı olmakla birlikte bazı çağrılarda yüzde seksen beş düzeyine ulaşabilmektedir.
1511 çağrısının öncelikli alanına tam uyan bir proje, 1501’e kıyasla daha yüksek destek oranı ve daha güçlü bir değerlendirme pozisyonu sağlar. Ancak çağrıya özgü başvuru kısıtları ve daha dar konu kapsamı, her firmanın bu programdan yararlanmasını mümkün kılmaz.
Çağrıya Özgü Konularla Proje Eşleştirmesi
1511 çağrısına başvurabilmek için firmanın projesinin çağrı konularından en az biriyle örtüşmesi gerekir. Bu eşleştirme, yüzeysel bir konu benzerliğinin ötesine geçmelidir.
Değerlendirmede şu soru ön plana çıkar: Proje, ilgili çağrı konusunun teknik ihtiyacını gerçek anlamda karşılıyor mu, yoksa konu başlığıyla zoraki bir örtüşme mi kurgulanıyor? Hakem değerlendirmesi bu farkı genellikle tespit eder.
Doğru eşleştirme için firma önce projesinin teknik içeriğini net biçimde tanımlamalı, ardından çağrı dokümanındaki konu başlıklarına bakarak eşleşmeyi kurmalıdır. Tersi bir yaklaşım; yani önce çağrıyı okuyup ardından projeyi çağrıya uyarlamaya çalışmak, hem özgünlük sorununa yol açar hem de proje başvurusunun tutarsız kurgulanmasına zemin hazırlar.
Desteklenen Gider Kalemleri ve Bütçe Yapısı
1511 programında desteklenen gider kalemleri, 1501 programıyla büyük ölçüde örtüşür. Personel giderleri, makine ve ekipman, malzeme ve sarf malzemeleri, danışmanlık ve hizmet alımı ile seyahat giderleri bu kapsamdadır.
Bütçe tavanı çağrıdan çağrıya farklılaşır. Bazı çağrılar küçük ölçekli projelere yönelik düşük tavanlar koyarken, stratejik öneme sahip alanlardaki çağrılarda tavan belirgin biçimde yüksek tutulabilir.
Dikkat edilmesi gereken nokta şudur: 1511 çağrıları, bazı durumlarda başvuru başına proje sayısını veya firmadan gelen toplam başvuruyu sınırlandırabilir. Bu kısıt çağrı dokümanında belirtilir ve dikkate alınmaması idari iade nedeni olur.
Hakem Değerlendirmesinde Öne Çıkan Kriterler
1511 başvurularında hakem değerlendirmesi, standart Ar-Ge özgünlüğünün ötesinde ek kriterler içerir. Projenin çağrı konusuna uyumu, firmanın bu alandaki yetkinliği ve projenin ulusal teknoloji hedeflerine katkısı bu ek kriterler arasındadır.
Başvurularda yaygın bir eksiklik, “stratejik öneme değinilmesi, ancak pratikte ne anlama geldiğinin gösterilmemesi” olarak özetlenebilir. Hakem, projenin çağrı alanındaki Türkiye pazarı veya sanayi yapısına somut katkısını görmek ister. Genel ifadeler bu beklentiyi karşılamaz.
Bir 1511 başvurusunu değerli kılan tek faktör teknik yeterlilik değildir. Projenin neden bu çağrı kapsamında, neden bu zamanda ve neden bu firma tarafından yapılması gerektiğinin ikna edici biçimde ortaya konması da aynı ağırlıktadır.
Çağrı Takibi ve Hazırlık Süreci
1511 programından yararlanabilmek için çağrıların sistematik biçimde takip edilmesi gerekir. TÜBİTAK, yeni çağrıları resmi web sitesi ve BİDEB aracılığıyla duyurur. Çağrı açılış tarihiyle başvuru kapanış tarihi arasındaki süre zaman zaman kısa tutulur; bu da hazırlık sürecinin önceden yapılmasını zorunlu kılar.
Projesini önceden olgunlaştırmış, teknik dokümantasyonunu hazırlamış ve hakem beklentilerini öngörmüş firmalar, çağrı açıldığında hızla başvuruya dönüşebilecek bir pozisyonda bulunur. Tersine, çağrı açıldığında sıfırdan proje kurgulamaya çalışan firmalar hem baskı altında çalışır hem de zayıf başvuru dosyası riskiyle karşılaşır.